Bilkent News gazetesinde köşe yazısını okuduğum zaman "İşte bu!" dediğimi iyi hatırlıyorum. Daha sonra kendisine yazının Türkçe halini bloglamama izin verip vermeyeceğini sordum. Bana anında çevirisini yolladı. "Pazarlananlar" söz konusu olduğunda alınacak çok ders olduğuna inanıyorum. Sevgili İsmail'in kaleminden, buyrunuz:
Ixiptla’lar, Orta Amerikalı Aztek Uygarlığı’ndaki Tezcatlipoca kültünün merkezini
oluştururlardı. Her yıl, Tezcatlipoca festivalinden hemen sonra, yakışıklı ve kültürlü bir genç tanrı Tezcatlipoca’nın yer yüzündeki görüntüsü olarak seçilirdi. Bir yıl boyunca bu genç (ixiptla) büyük bir saygı görür; 4 karısı, 8 hizmetçisi olur ve en değerli mücevherler hizmetine sunulurdu. Bir yıllık ihtişamdan sonra tekrar Tezcatlipoca festivali gelir ve genç, rahipler tarafından kurban edilirdi. Çünkü Tezcatlipoca gece, kuzey, toprak, obsidyen, husumet, anlaşmazlık, yöneticilik, kutsallık, baştan çıkarma, büyü, güzellik, savaş ve nifak tanrısıydı.
Hepimiz Britney Spears’ı er ya da geç bir trajedi içinde görmek istedik. Bu isteğimiz artık gerçekleşti. Görev tamamlandı.
Hepimiz onun kurban edildiğini görmek istedik, çünkü bir pop ikonu olarak onun işlevi buydu. Tehdit söz konusuyken hayatta kalmaya tapılır. Tüm risklerden kurtulduğunuz zaman, facialar ve trajediler istenir.
İki basit formül:
Ne kadar güvende hissederseniz (bu biz oluyoruz), trajedileri o kadar çok arzularsınız.
Ve ne kadar çok yükselirseniz (bu da Britney oluyor), düşüşünüz o kadar çok arzulanır.
Tüm dış tehditlerin diskalifiye edildiği bir sosyal mekanizmada ya kendi riskinizi yaratırsınız, ya da başkalarının başarısızlıklarını izlemek istersiniz. Hayatınızı iyi korunmuş sokakların, iyice kilitlenmiş kapıların ve düzgün inşa edilmiş apartmanların güvenliğinde yaşamaya mahkûm olduğunuz için, ya yok yere bir dağa tırmanırsınız, ya da yok yere bir dağa tırmanırken yaralananlarla/ölenlerle ilgili haberleri izlersiniz. O ya da bu şekilde, insan kurban etme çemberine katkıda bulunursunuz.
Popüler kültür tarihi, aslında uzun bir insan kurban etme listesidir. Sistem basittir: biri çıkar ve izleyicilere müzikal, sinematik veya siyasi yeteneğini kanıtlar. Kişi popülerleştikçe, ixiptlanınkine benzer bir hayat süren bir ünlü hâline gelir. Zamanı geldiğinde, modern ixiptla ya ölerek(1), ya çöküntüye uğrayarak(2), ya da bir ibret oluşturarak(3) görevini yerine getirir. Eğer ünlü kendini bir şekilde kurban etmezse, izleyiciler onu kısaca görmezden gelerek gerekli trajediyi yaratırlar.
Bugün, ünlüleri ve politikacıları yücelten biziz. Bu yüzden de, kurban edilmelerini izlemek istiyoruz; ve bunu hak ediyoruz. Bu bakımdan, festival geldiğinde iyi bir kurban olmaları amacıyla seçilmiş ixiptlalardan hiçbir farkları yok.
Eğer insanlar size tapınmaya ve sizi yüceltmeye başlarlarsa, kurban edilirken izlenmek kaderinizdir. Görünen o ki bu kural hep işliyor, kim olursanız olun –ister bir Aztek genci, ister Nasıralı İsa, ister Los Angeles’li Britney Spears.
İsmail O. Postalcıoğlu
1 Kurt Cobain (uyuşturucu), Marilyn Monroe (yüksek dozda yatıştırıcı), John Lennon (eli silahlı bir hayran).
2 Bu konuda aklımıza hemen iyi bir örnek gelmemesi aslında çok anlamlı, çünkü aklımıza gelecek örnek ne kadar iyi bir örnekse, o kadar unutulmuş olması gerekir.
3 Michael Jackson (pedofili), Elvis Presley (uyuşturucu bağımlılığı ve şişmanlık), Mickey Rourke (alkol bağımlılığı), ve son olarak Britney Spears (sinirsel çöküntü).
----------
Bu yazı ilk defa 20 Mart 2007 tarihinde, yazarın Bilkent News gazetesindeki köşesinde yayımlanmıştır. Yazarin diğer köşe yazılarının orjinallerine ve cevirilerine Bilkent News adresinden ulasilabilir.